Süre: 1 Saat 52 Dakika
Tür: Gerilim, Gizem, Suç, Dram
Yönetmen: Tate Taylor
Senarist: Erin Cressida
Öykü: Paula Hawkins
Oyuncular: Emily B
lunt, Haley Bennett, Rebecca Ferguson
Yapım Yılı: Londra- 20 Eylül 2016
Puan: 7,2 /10
Filmden kısaca bahsetmek gerekirse:
Eşinden ayrıldıktan sonra yeniden normal hayatına dönmeye çalışan Rachel Watson (Emily Blunt), her gün işe giderken bindiği trenle eski kocasıyla bir zamanlar birlikte yaşadığı, şimdi ise eski kocasının yeni ailesiyle birlikte yaşamayı sürdürdüğü evin önünden geçmektedir. Her seferinde aynı acıyı tekrar yaşamamak adına eve yakın başka bir evde yaşayan Megan Hipwell (Haley Bennett) ve Scott Hipwell (Luke Evans) çiftini dikkatle izlemeye, onların hayatlarıyla ilgili kendince yorumlar yapmaya başlar. Yine bir gün trenle oradan geçerken çok kötü birşeye tanık olur. Ertesi sabah uyandığında geceyle ilgili hiçbir şey hatırlamaz ve televizyonda Megan'ın kaybolduğunu öğrenir. Rachel hem Megan'ın akibetini, hem de kendisinin o gece nerede ne yaptığını öğrenmek isteyecektir.
Ve uzunca bir bence:
Ben bu filmi izleyeli baya oluyor ama yazısını daha önceden girmiştim. İlk vizyona girdiği zamanlarda sinema da izledim.
Trendeki Kız adlı romandan uyarlama bir film. Kitabı hiç okumadım... İsmini hiç değiştirmemişler ki bu baya hoşuma gitti. Genelde uyarlama filmler risk oluyor. Konu benim kitap kapağından tahmin ettiğimden çok uzaktı. Film afişi de öyle- bu yüzden film sizle sürekli oynuyor. Biraz ağır ilerliyor, yavaş film sevmeyenlere daral gelecektir. Çekim açıları ve mekanlar on numaraydı. Tate Taylor'un ilk defa bir filmini izledim sanıyorum ama gözünü gerçekten beğendim. Film ağır ama türlerini yazarsam baya bi spoiler vermiş olurum, bu yüzden sustum!
Emily Blunt... yarabbi... Bu kadını Şeytan Marka Giyer, Pamuk Prenses ve Avcı, Ölümden daha Soğukta falan izlemiştim.. beğenirim oyunculuğunu.. Ama bu filmde ben mi abarttım acaba anlamadım ama öyle bir oyunculuk sergilemiş ki... o aksan, ruh halinin getirdiği mekanik, tutuk hareketler... aksanııı.... ben bayıldım! Böyle oyunculukları izleyince bunlar oyuncuysa ben neyim diyorum, üzülüyorum valla :) Film ikinci yarıdan sonra hızlandı ama ilk yarısında hem olayları, hem de kadınların (spoiler!) karakterlerini, ruhunu çözmeye dalıyorsunuz neredeyse. Bu arada filmde sonuna kadar hiç bir şey anlaşılmıyor. Resmen salak gibi "Haaaaaaa... taaaammaaam" deyip kala kalıyrosunuz. Vizyondakiler arasında sağlam bulduğum bi film olmuştu.